Kapitone. Karşımızda çok alışık olduğumuz bir yüzey dokusu var. Günümüzde birçok evin salonunda yer alan bir koltuğun deseni, Chesterfield koltuklarının meşhur ikonik tasarımı. Bir marka olan bu ikonik mobilya, aslında 18.yy. İngilteresi’nde ortaya çıkmıştır. Philip Stanhope, 4. Chesterfield Kontu hem dik duruş sağlayan hem de konfor sunan gösterişli bir koltuk ister. Tasarımın en önemli özelliği, mobilyanın sırt ve kol kısmının eşit yükseklikte olması ve bunun da oturan kişinin dik durmasına sebep olmasıyla bir kont oturuşu havası vermesidir. Bir diğer meşhur özelliği ise zanaatkarlık gerektiren kapitone işçiliğidir.
Beni bu temaya götüren ise bir zamanlar aristokrasinin statü simgesi olarak kullandığı kapitonelerin izdüşümüydü. Adalet, iktidar, statü, sistem kavramları üzerine düşünen ve üreten bir sanatçıyım. Koltuk, iktidarı en iyi yansıtan objelerden biri olduğu için heykellerimde kullanıyorum.
Kapitoneleri ilk 2016 yılında heykel lisans eğitimimde diploma bitirme projemde kullandım. İnsanların statü simgesi olarak yaşam alanlarında kullandığı kapitoneleri, ahşap heykellerime taşıyorum. Yumuşak ve pofuduk görünümlü davetkar yüzey ile ahşabın sıcak ama sert dokusu ile bir yanılsama oluşuyor. Bu muzip zıtlık ise heykellerin albenisini artırıyor.